Biz Kimiz

İstanbul bir şehir değil, bir durum.

Sabah vapurunda sisten çıkan Boğaz silüeti, Karaköy’de balıkçıların henüz açmadığı tezgâhlar, Kadıköy’de bir bodrum katında süren caz provası, Balat’ta sarı bir duvarın dibinde bırakılmış çiçekler — bunların hepsi aynı anda, aynı şehirde olur. İstanbul’da zaman tek yönlü akmaz. Bizans, Osmanlı ve cumhuriyet aynı kaldırım taşı üzerinde birbirine basar.

Biz bu şehri sevenler için yazıyoruz.


Neden URBANİSTANBUL?

Çünkü İstanbul’da her gün bir şey oluyor — ama çoğu şey fark edilmeden geçip gidiyor.

Bir tiyatro oyunu üç gece sahnede kalıp kapanıyor, kimse izleyemiyor. Bir fotoğrafçı on yıldır aynı semtin ışığını çalışıyor, kimse bilmiyor. Boğaz’ın en iyi izlendiği kafe kapanıyor, herkes sonradan öğreniyor.

URBANİSTANBUL bu boşlukları doldurmak için kuruldu.

Etkinlikleri takip ediyoruz. Mekânları keşfediyoruz. Şehrin entelektüel yaşamına dair yazıyoruz. Ve Urbankare aracılığıyla fotoğrafçılığı, yazmayı, dinlemeyi — kısacası dikkati — öğretiyoruz.


Ne Değiliz?

Bir turizm rehberi değiliz. “İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken 10 yer” yazmıyoruz.

Bir etkinlik takvimi de değiliz. Sadece tarihleri listelemiyoruz — yazıyoruz, düşünüyoruz, bağlam kuruyoruz.

İstanbul’da yaşayan, şehri hisseden, şehirle tartışan insanlar için yazıyoruz. Turistler de okuyabilir — ama asıl okuyucumuz bu şehre aşık olanlar.


Urbankare Nedir?

Şehri fotoğraflamak bir eylem biçimidir.

Urbankare, URBANİSTANBUL’un fotoğrafçılık atölyesidir. Teknik bilgiyi değil, bakış açısını öğretiyoruz. Hangi kamera, hangi lens, hangi ışık — evet, bunlar da var. Ama asıl soru şu: sokağa çıktığınızda ne görüyorsunuz?

İstanbul bu soruyu yanıtlamak için dünyanın en iyi laboratuvarıdır.


Nasıl Çalışıyoruz?

Küçük bir ekibiz. Büyük bir şehirde, dikkatle.

Reklam geliriyle ayakta duruyoruz — ama reklamlarımız içeriğimizle çatışmaz. Sponsor içerik yayınladığımızda bunu açıkça belirtiriz. Bağımsızlığımız müzakere konusu değildir.


URBANİSTANBUL, İstanbul’dan yazıyor.