54. İstanbul Müzik Festivali: Anın İçinde, Viyana'dan Beyoğlu'na
- Türkiye’de klasik müzik festivali kavramı neredeyse yoktu.
O yıl İstanbul Kültür Sanat Vakfı, kentin en prestijli sahnelerinde bir dizi konser düzenledi. Kimse bunun yarım asra yayılacağını bilmiyordu. Kimse bunun 54 yıl sonra da süreceğini tahmin etmiyordu.
İstanbul Müzik Festivali, 11-25 Haziran 2026’da 54. edisyonuyla kapılarını açıyor.
Bu yılın teması: Anın İçinde
Her yıl bir tema. Bu yıl seçilen tema müziğin özüne dokunan bir şey: Anın İçinde.
Müzik, sanatlar arasında en geçici olanı. Bir tablo asılı kalır, bir heykel yıllarca durur. Ama bir konser biter ve geriye yalnızca hafıza kalır. İki insanın aynı konserde duyduğu şey birbirinden farklıdır. Aynı kişi aynı eseri iki kez duyduğunda ikinci kez aynı şeyi duymaz.
Festival bu geçiciliği kutluyor. Dinleyicileri anın içinde kalmaya, müziğin zamanla kurduğu o tuhaf bağı yeniden düşünmeye davet ediyor. İKSV Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya bu temayı şöyle açıkladı: “Tıpkı hayat gibi, müzik de anın içinde doğuyor, dönüşüyor ve kayboluyor. Her performans yalnızca o ana özgü, biricik bir deneyim.”
Viyana Senfoni Orkestrası iki gece üst üste
Festivalin en çok konuşulan haberi Şubat ayında geldi: Viyana Senfoni Orkestrası İstanbul’a iki gece üst üste geliyor.
Viyana Senfoni, 1900 yılında kurulan ve dünyanın en köklü orkestralarından biri. Haydn, Mozart ve Beethoven’ın yaşadığı şehrin orkestrasından söz ediyoruz. İki gece farklı solistlerle sahnede olacak. Program henüz tam olarak açıklanmadı ama bu ölçekte bir orkestranın iki konserini üst üste İstanbul’da dinlemek, festivalin klasik müzik dünyasındaki ağırlığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Bruce Liu: Chopin yarışmasının kazananı
2021’de Varşova’daki 18. Uluslararası Chopin Piyano Yarışması’nı kazandığında tüm dünya onu tanıdı. Kanadalı-Çinli piyanist Bruce Liu, o andan bu yana konser salonlarının en aranan isimlerinden biri.
Chopin yorumlarındaki zarafet ve teknik kesinlik, Liu’yu hem jürilerin hem izleyicilerin kalbinde ayrı bir yere taşıdı. İstanbul’da bir Bruce Liu resitali, yalnızca bir konser değil; bir kuşağın klasik müzik sevdasının teyidi gibi hissettiriyor.
Kian Soltani: Violonsel ile hikaye anlatmak
İranlı-Avusturyalı violonselci Kian Soltani, müziği yalnızca teknik bir performans olarak görmüyor. Her notada bir hikaye arıyor. 1992 doğumlu Soltani, 2020’de Home adlı albümüyle uluslararası arenada adını duyurdu. Daniel Barenboim ve Anne-Sophie Mutter gibi isimlerle çalışması tesadüf değil; o kalibreden bir müzisyen.
Lucas ve Arthur Jussen: Bir ailede iki dahi
Hollandalı kardeşler Lucas ve Arthur Jussen, dört elle piyano performansının bugünkü en parlak temsilcileri. İki kardeşin aynı anda aynı enstrümanı çalması hem teknik hem duygusal olarak olağanüstü bir uyum gerektiriyor. Jussen kardeşlerin konserleri her şehirde satışa çıktıktan kısa süre sonra tükeniyor.
Ian Bostridge ve Iestyn Davies: Ses üzerine iki farklı yorum
Ian Bostridge, İngiliz tenorların son yirmi yılının en özgün sesi. Lieder yorumlarında şiiri müzikle buluşturan nadir seslerden. Schubert’i, Schumann’ı ve Britten’ı kendine özgü bir içsellikle yorumluyor.
Iestyn Davies ise karşı tenor olarak erken müziğin bugünkü en önemli seslerinden biri. Barok dönem eserleriyle, özellikle Handel ve Purcell yorumlarıyla tanınıyor. İki farklı dönemin, iki farklı ses evreninin aynı festivalde buluşması programın çeşitliliğini gösteriyor.
Aterballetto: Klasik müzik ve dans bir arada
İtalya’nın önde gelen çağdaş dans topluluklarından Aterballetto, festivalin müzik-dans kesişimini temsil ediyor. Klasik müzikle dans etmek mümkün mü diye soranlara festival her yıl Disko Klasik serisiyle de yanıt veriyor. Bu yıl da o seri programda.
Üç dünya prömiyeri
- İstanbul Müzik Festivali bu yıl üç eserin dünya prömiyerine ev sahipliği yapıyor.
Türk besteci Kaan Bulak’a festival tarafından sipariş edilen yeni eser, festivalin genç bestecileri destekleme geleneğinin ürünü. Güney Koreli besteci Donghoon Shin’in eseri ise uluslararası ortak sipariş kapsamında yazıldı. Üçüncü prömiyerde anonim bir eserin Türkçe seslendirilişi ilk kez gerçekleşecek.
Prömiyerler neden önemli? Çünkü festival yalnızca geçmiş eserleri çalmıyor. Müziğin bugününü ve geleceğini de inşa etmeye çalışıyor.
Onur Ödülü: Turgay Erdener
Bu yılın Onur Ödülü Turgay Erdener’e takdim edilecek.
Erdener, Türk müziğinin geleneksel rengini çağdaş kompozisyon teknikleriyle harmanlayan ve bu sentezi evrensel bir dile taşıyan bestecilerin başında geliyor. “Bu toprakların tınısını evrensele taşımak” cümlesi onun kariyeri için biçilmiş kaftan.
Beyoğlu’nda Müzik Rotası
Festivalin en özgün yan etkinliklerinden biri bu yıl Beyoğlu’nda. Müzik Rotası, yılda bir kez şehrin farklı bir semtini müzikle dolduruyor. Bu yıl rota Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi’nde başlayacak, Üç Horan Ermeni Kilisesi’nin ardından Kırım Anglikan Kilisesi’nde son bulacak.
Üç farklı inanç geleneğinin mekânları, aynı güzergahta müzikle buluşuyor. İstanbul’un çokkültürlü hafızasına müzikle yapılan bir selam.
Parklarda ve ücretsiz
Festivalin en kapsayıcı tarafı Hafta Sonu Klasikleri. 14 Haziran’da Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda, 20 Haziran’da Yıldız Parkı’nda ücretsiz konserler. Aile, çocuk, ilk kez klasik müzik dinleyecek herkes için açık kapı.
Atatürk Kent Ormanı’nda ise Sanata İlk Adım kapsamında çocuklara yönelik “Doğanın Müziği” atölyeleri düzenlenecek.
Konservatuvarlardaki müzik ve şan bölümü öğrencileri festival konserlerini kontenjan dahilinde ücretsiz takip edebilecek. Eczacıbaşı Genç Bilet ile 50 TL’ye bilet almak da bu yıl da mümkün.
Pratik bilgiler:
Tarih: 11-25 Haziran 2026 Organizasyon: İKSV, Borusan Holding sponsorluğunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla Bilet: passo.com.tr ve Passo mobil uygulaması Eczacıbaşı Genç Bilet: 50 TL Hafta Sonu Klasikleri: Ücretsiz Program: muzik.iksv.org