Soft Focus Helios 44: Diyaframın Arkasındaki Rüya ve Unutulan Bir Objektif Sihri
Yazar: B. Batıkan KURŞAT
Keskinlik her zaman hakikat değildir.
Fotoğraf tarihinin büyük bir bölümünde en değerli görüntüler, en keskin görüntüler değildi. Julia Margaret Cameron 1860’larda kasıtlı olarak bulanık fotoğraflar çekti ve çağdaşları bunu teknik yetersizlik saydı. Oysa Cameron, derin alan yerine derin his peşindeydi. Yıllar sonra o “bulanık” fotoğraflar müze koleksiyonlarına girdi. Keskinlik peşindekiler çoktan unutulmuştu.
Bu yazı bir Helios 44 lens modifikasyonu anlatısı. Ama aynı zamanda soft focus’un ne olduğunun, tarihsel kökenlerinin, neden dijital çağda neredeyse kaybolduğunun ve neden hâlâ önemli olduğunun hikayesi. Ve diyaframı f/2 konumunda sabit tutarak yarattığım iki ayrı soft focus diyaframı, bu eski Sovyet merceğine nasıl yeni bir kimlik kazandırdı.
Soft Focus Nedir, Ne Değildir
Soft focus’u Photoshop’ta uygulanan gaussian blur ile karıştırmak yaygın ama yanlış bir anlayış.
Gerçek soft focus, optik bir fenomendir. Lens içindeki kasıtlı olarak düzeltilmemiş küresel aberasyon, görüntünün keskin bir çekirdeği korumasını ama bu çekirdeğin üstüne ışıklı bir hale, bir glow yaymasını sağlar. Sonuç, bulanık bir görüntü değil; keskin ama yumuşak, net ama rüyamsı bir görüntüdür. İnce fark şurada: blur her şeyi eşit biçimde siler, soft focus ise keskinliğin üstüne bir aydınlık örtüsü serer.
Bu örtü ne yapar?
Ciltteki ince çizgileri, gözenekleri, lekeler gibi yüksek frekanslı detayları baskılar. Kontur ve form kalır, doku ve kusur geriler. Portre fotoğrafçılığı için bu kendi kendine çalışan bir rötuş; post-prodüksiyon olmadan, ekranda değil, gerçek ışıkla, gerçek optikle.
Ve bunu hiçbir yazılım tam olarak taklit edemiyor. Dijital blur, keskin görüntünün üstünde çalışır. Gerçek soft focus ise görüntü oluşmadan, fotonlar sensöre düşmeden önce devreye girer. İki süreç fiziksel olarak farklıdır.
Tarihin Büyük Soft Focus Anları
Soft focus fotoğrafın icadıyla birlikte doğdu.
- yüzyılın ikinci yarısında piktorialist hareket, fotoğrafı belge olmaktan kurtarıp sanat olarak konumlandırmaya çalıştı. Bu hareketin en güçlü araçlarından biri kasıtlı optik yumuşatmaydı. Meniscus lensler, tek elemanlı basit mercekler, gaz bezi tutulmuş objektifler. Peter Henry Emerson, Alfred Stieglitz, Edward Steichen — bu isimler fotoğrafçılık tarihinin köşe taşları ve hepsi soft focus’u bilinçli bir estetik tercih olarak kullandı. Sinema bu mirası çok daha dramatik biçimde benimsedi.
1920’lerin Hollywood’unda kadın yıldızları için soft focus neredeyse zorunluydu. Greta Garbo, Marlene Dietrich, Gloria Swanson — bu isimlerin portrelerindeki o efsanevi yumuşaklık, kısmen özel lenslerden kısmen de lens önüne tutulan vaselinli cam filtrelerden geliyordu. Sinematograflar o dönemde “yıldız filtresi” adını verdikleri tekniklerle çalıştı. Kameramanlar lens önüne net naylon çorap gerebilir ya da vaselinle kaplanmış cam filtreleri belirli bölgelerden temizleyerek sadece belirli alanları keskin bırakabilirdi.
Bu teknik onlarca yıl boyunca Hollywood portresinin ve glamour fotoğrafçılığının temel araçlarından biri kaldı.
Üreticilerin Verdiği Yanıt: Soft Focus Lensler
Film çağının zirvesinde, birkaç üretici bu talebi optik mühendisliğe taşıdı ve gerçek anlamda soft focus lensler üretti.
EBC Fujinon SF 85mm f/4 bu kategorinin öncülerinden. M42 vidalı bağlantıyla 1970’lerde üretilen lens, Rodenstock’un Imagon tasarımına benzer bir delikli süzgeç diyaframı kullanır. Diyafram elemenin içinde farklı boyutlarda delikler açılmış bir disk bulunur. Bu diskler değiştirilerek soft focus miktarı kontrol edilebilir. Fuji’nin bu lensinin üreticisi tarafından “35mm küçük format için modern anlamda ilk soft focus portre lensi” olarak tanımlanması boşuna değil.
SMC Pentax 85mm f/2.2 Soft, 1986’dan itibaren K baglantıyla üretildi. Yalnızca iki optik element içeren bu lens, küresel aberasyonu bilinçli olarak düzeltmemek suretiyle soft focus etkisi yaratır. Aperture ayarı f/2.2 ile f/5.6 arasında değişir; küçüldükçe efekt azalır ve lens standart bir nesneye dönüşür. Pentax ayrıca FA 85mm f/2.8 Soft ve FA 28mm f/2.8 Soft modellerini de üretti. FA 28mm geniş açıyla soft focus, manzara fotoğrafçılığı için nadir bir opsiyon.
Minolta MD 85mm f/2.8 Varisoft ve ardından çıkan Minolta AF 100mm f/2.8 Soft modelleri, “varisoft” adını verdikleri ayarlanabilir yumuşatma halkasıyla bu kategorinin en kullanıcı dostu örneklerini sundu.
Canon EF 135mm f/2.8 with Softfocus ise bu kategorinin en bilineni. 1987’de Canon EOS sisteminin ilk lenslerinden biri olarak tanıtıldı. Lens, küresel aberasyon miktarını kontrol eden ayrı bir soft focus halkasına sahip: 0 (etkisiz), 1 ve 2 olmak üzere üç konum. Üstelik soft focus modundayken otofokus çalışmaya devam eder — 1987 itibarıyla bu, gerçekten çığır açan bir özelliktir. Canon Camera Museum’un açıklamasına göre lens, küresel aberasyon üretmek için dördüncü optik elementin — kalıplanmış cam asferik bir eleman — konumunu değiştirir. Bu tasarım, odaklama mesafesi değiştikçe aberasyon değişimlerini de telafi eder.
Bu lens bugün hâlâ üretilmektedir. Otuz sekiz yıl sonra.
Dijital Dünyada Kaybolan Bir Diyafram Sihri
Dijital fotoğrafın yaygınlaşmasıyla birlikte soft focus lensler neredeyse ortadan kalktı.
Gerekçe mantıklı görünüyordu: Photoshop bu efekti verebilir. Neden özel bir lens?
Ama bu gerekçe tam değil. Gerçek optik soft focus ile dijital filtre arasındaki fark, analog müzik ile MP3 arasındaki fark gibi: ikisi de “benzer” ama aynı değil. Keskin görüntünün üstüne uygulanan dijital blur, ışığın gerçek davranışını taklit etmiyor. Gerçek soft focus, ışığın lens içinden geçerken yayıldığı, saçıldığı, birbiriyle örtüştüğü bir süreç.
Bunu gören az sayıda fotoğrafçı, kullanılmayan soft focus lensler için ikinci el piyasaya yöneldi. Eski m39 bayonetli lensler beklenenin çok üzerinde keskin sonuçlar veriyorken m42 lenslerin bir kısmı yumuşak (soft) daha doğru bir ifadeyle retrofocus soft lensler olarak yeniden yaygınlaştılar. Takumar ve Helios 44-2’ye yönelenlerin sayısı diğer lenslere göre elbette daha fazla. Burada sorun şu ki bu lenslerin hiç biri esasen soft focus değil, sadece modern lenslerin mühendislikle arındırıldığı optik kusurlara sahip oldukları için kontrastı düşük sonuçlar veren ve kolay ulaşılan ucuz lensler.
Helios 44-2: Sovyet Mirasından Bugüne Gelen Swirly Bokeh Efsanesi
Helios 44, 1958’den 1990’ların başına kadar Sovyetler Birliği’nde üretildi. Temel tasarımı Carl Zeiss Biotar 58mm f/2’nin bir kopyasıdır. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Sovyet mühendisler Zeiss’in optik tasarımlarını ve materyallerini Krasnogorsk’a taşıdı. KMZ fabrikası bu lensi 1945’ten itibaren üretmeye başladı.
Helios 44 serisi, onlarca yıllık üretim boyunca pek çok varyasyona sahip oldu. Odak uzaklığı ve maksimum diyafram değişmedi, ancak çözünürlük, kaplama katmanları ve gövde tasarımında iyileştirmeler yapıldı.
Helios 44-2 lensi başta KMZ, BelOMO ve Valdai fabrikalarında olmak üzere milyonlarca adet üretildi.
Üç fabrika, üç farklı kalite standardı:
KMZ (Krasnogorsk Mechanical Plant) logosu, bir yamuk ve içinden geçen ışın demetlerinden oluşur. Bu fabrika Helios üretimine en erken başlayan ve en uzun süre devam eden fabrikadır. KMZ versiyonu 1973 yapımı olup en net ve kontrastlı görüntüyü üretir.
BelOMO (Minsk, Belarus) logosu bir çift mercek siluetini gösterir. 1970’lerin başından itibaren üretim yaptı. Kalite KMZ ile kıyaslanabilir düzeyde.
Valdai fabrikası logosu bir ok ve yay kombinasyonudur. Valdai versiyonu 1981 yapımı olup bazı kopya kalite varyasyonları mevcuttur.
Helios 44 lenslerinin etrafında modern zamanlarda gerçek bir kült oluştu. Portre fotoğrafçılığı ve video için kullanılan en popüler vintage lens konumuna geldi. Özgün renk skalası, tıklama olmadan çalışan diyafram halkası, dengeli merkez keskinliği ve en önemlisi swirly bokeh efekti nedeniyle bu kadar popüler.
Swirly bokeh: odak dışı alanın merkezden köşelere doğru giderek daha eliptik, döngüsel, hatta sarmal bir hal alması. Tüm Biotar formülüne dayalı lensler gibi Helios 44 de odak dışı arka plana alışılmadık bir swirly bokeh efekti üretir. Bokeh daireleri fotoğrafın merkezinden uzaklaştıkça daha eliptik bir şekil alır. Bu optik fenomen, güzel sanat fotoğrafçıları arasında kendine özgü bir karakter yaratarak gerçek bir kült takipçi kitlesi oluşturdu.
Helios 44-2’yi Soft Focus Lens’e Dönüştürmek
Helios 44-2, tasarımı gereği f/2 ile f/2.8 arasında zaten belirli bir yumuşama sunar. Ama bu kontrolsüz ve tutarsız bir yumuşamadır. Gerçek soft focus etkisi için farklı bir yaklaşım gerekir.
Ben iki ayrı soft focus diyaframı tasarladım ve üreterek bu lenste denedim.

Çalışma prensibi şu: Helios 44-2’nin arka iki optik elementinin vidası elle açılabiliyor. Vidayı çevirince arka optik grup dışarı çıkıyor. Hemen diyaframın arkasına, orijinal optik gurubun bulunduğu yere, özel olarak kesilmiş bir diyafram diski yerleştiriyorsunuz. Ardından arka optik grubu geri takıyorsunuz.
Kritik nokta şu: bu süreç boyunca diyafram halkası f/2 konumunda sabit kalıyor, yani bu filtrelerin elbette helios 58mm optik şema ve tasarımı özelinde mühendislik açısından lensin diyaframını kısmadığını garanti edebiliyorum. Lensteki orijinal diyafram değiştirilmiyor, yalnızca arkasına ek bir eleman yerleştiriliyor. Bu aşamada diyaframınızı ihtiyaç duyduğunuz anlarda kullanmakta özgürsünüz, sadece en açık diyafram değerinizde soft focus etki alacaksınız.
Birinci diyafram: Merkezi açık, kenarları kısıtlayan bir halka tasarımı. Bu versiyon, merkezde nispeten net bir çekirdek korurken kenarlara doğru güçlü bir hale ve yayılma efekti üretiyor. Yakın mesafe portreler için ideal — yüz ortasında net, saçlar ve çevre soft.
İkinci diyafram: Fuji EBC Fujinon SF’nin kullandığı Imagon tipi yaklaşımdan ilham alan delikli disk tasarımı. Merkezi büyük bir delik, etrafında daha küçük delikler. Bu yapı ışığın hem merkezi hem de çevresel diyaframdan geçmesine izin vererek daha eşit dağılımlı ama yine de belirgin bir soft focus üretiyor.
Her iki diyafram da aynı anda lens içinde kalamaz. Burada uygun modeli ihtiyacınıza göre seçip kullanmak ve ihtiyaç değiştiğinde diğer modele geçmek zorundasınız. Neyse ki bu işlem oldukça basit ve kısa süreli bir işlem.
Kim İçin?
Soft focus etkisi herkese göre değil. Ama doğru ellerde güçlü bir araç.
Portre fotoğrafçıları için: Cilt dokusunu yumuşatan, ince çizgileri bastıran ama yüzün formunu ve ifadesini koruyan optik yapı, dijital rötuş ihtiyacını azaltıyor. Doğal ışıkla çekilen portreler neredeyse kendiliğinden bir sinematik kalite kazanıyor.
Film estetiği arayanlar için: Analog fotoğrafın o belirli “havasını” dijital sensörle elde etmek isteyenler için soft focus, bir köprü işlevi görüyor. Grain ekleyip contrast düşürebilirsiniz ama gerçek optik yumuşamayı post-prodüksiyonla elde etmek mümkün değil.
Özgün bir imza arayanlar için: Herkes sharp lens kullanıyor. Herkes keskin fotoğraf çekiyor. Soft focus, kalabalıkta farklılaşmanın optik yolu.
Pratik Notlar
Helios 44-2 için doğru kopya seçimi önemli. KMZ versiyonu mekanik kalite ve optik tutarlılık açısından en güvenilir. Logodan tanıyabilirsiniz: yamuk ve ışın demetleri.
Modifikasyon öncesinde lensin iç mekanizmasını temizlemek gerekiyor. Sovyet üretimi lenslerin çoğunda onlarca yıllık toz ve bazen katı yağ sızıntısı bulunuyor. Isı üreten aynasız kameralar bu katı yağın eriyerek sensöre ve OLPF filtresine bulaşmasını sağlayabilir.
Diyafram diskini yerleştirirken lensin odak sonsuzunu kaybetmemesine dikkat edin. Fazla kalın bir disk elbette odak düzlemini değiştiriyor. Ben 0,5mm kalınlıkta 304 paslanmaz çelik levhalar kullandım. Siyah bir materyal daha iyi iş görebilirdi ama ben metalin oluşturduğu haleleri özellikle ters ışıkta arka planda batan güneş varsa çok seviyorum. O sebeple spreyle boyama veya eloksal mat kaplamaya gerek duymadım.
f/2 soft focus etkisi en güçlüdür. f/2.8’e geçince efekt belirgin biçimde azalıyor — zaten bu yüzden diyaframı f/2’de sabit tutuyoruz.
En iyi sonuçlar arka planın orta mesafede olduğu, konunun yakın tutulduğu ve ışık kaynaklarının (pencere, güneş, lambalar) arka planda yer aldığı durumlarda alınıyor. Köşelerdeki swirly bokeh ile soft focus etkisinin bir arada bulunması, Helios modifiye versiyonunu neredeyse eşi benzeri olmayan bir optik deneyime dönüştürüyor.
Bu yazıyı okurken aklınızdaki soru şu olabilir: Buna değer mi?
Cevap fotoğraf anlayışınıza bağlı. Eğer fotoğraf sizin için kesinlikle netlik, bilgi aktarımı ve teknik mükemmeliyetse, soft focus size göre değil. Ama eğer fotoğraf sizin için atmosfer, his, zaman ve ışığın kimyası ise — o zaman bu lens, diyaframın arkasına yerleştirdiğiniz o küçük diskle birlikte, size dijital dünyada gerçekten nadir bulunan bir şey sunuyor: optikten doğan bir rüya.