FOTOĞRAFÇILIK

İstanbul Sokak Fotoğrafçısı Rotası #4 — Eminönü: Kaosu Çerçevelemek

Bilindik bir söz vardır şehirde.

“Bir şeyi Eminönü’nde bulamazsan başka hiçbir yerde şansını deneme.”

Bu söz abartı değildir. Eminönü’nde sabun bulursunuz, vida bulursunuz, antika bulursunuz, balık bulursunuz, dua bulursunuz, kavga bulursunuz, simitçi bulursunuz, sahte parfüm bulursunuz, gerçek mermer bulursunuz. Yüzyıllardır bu böyledir. Osmanlı’da da böyleydi, cumhuriyette de, bugün de.

Ve fotoğrafçı için bu sözün anlamı şudur: Eminönü’nde hikaye bulamazsan başka hiçbir yerde şansını deneme.


Eminönü Nedir?

Eminönü yalnızca bir iskele değildir. Yalnızca bir meydan değildir. Yalnızca bir çarşı bölgesi değildir.

Eminönü, İstanbul’un kalp atışının en yüksek sesle duyulduğu noktadır.

Haliç ile Boğaz’ın buluştuğu bu köşede binlerce yıldır ticaret yapılmıştır. Bizans’ın limanı buradaydı. Osmanlı’nın gümrüğü buradaydı. Mısır’dan gelen baharatlar, Karadeniz’den gelen tahıllar, Avrupa’dan gelen kumaşlar bu rıhtımdan geçmiştir.

Bugün o tarihin üzerinde simitçiler bağırıyor. Vapurlar yanaşıp ayrılıyor. Güvercin sürüleri havaya kalkıp iniyordu. Balık ekmek tekneleri tüttürüyor. Turnikeden akan kalabalık hiç durmuyor.

Bu kaos tarihsizdir. Bu kaos tarihin kendisidir.


Eminönü Nerede, Nasıl Gidilir?

Eminönü, Tarihi Yarımada’nın ucunda, Haliç’in güney kıyısında yer alır.

Ulaşım:

  • Tramvay: T1 hattı Eminönü durağında son bulur. Sirkeci’den yürüme mesafesindedir.
  • Vapur: Boğaz iskelelerinden, Üsküdar’dan, Kadıköy’den vapur işler. Vapurla gelmek en doğrusudur — iskeleye yanaşırken gördüğünüz Yeni Cami ve Mısır Çarşısı silueti ayrı bir açılış karesidir.
  • Marmaray: Sirkeci istasyonu Eminönü’ne yürüme mesafesindedir.

Saat: Eminönü’nde Zaman Durmuyor

Eminönü’nde “kötü saat” yoktur. Her saat farklı bir Eminönü sunar. Ama bazı saatler daha fazla verir.

05:30 — 07:00: Şehir Uyanmadan Önce

Eminönü sabah çok erken uyanır. Balıkçılar, hamallar, fırıncılar, çay ocakları — bunlar güneş doğmadan önce iştedir.

Bu saatte meydan neredeyse boştur. Ama boş değildir — çalışanlarla doludur. Ve bu fark her şeyi değiştirir.

Yeni Cami bu saatte başka türlü durur. Sabah ezanı okunuyor, camiden insanlar çıkıyor, meydan henüz aydınlanıyor. Gece ışıklarının son kırıntıları ile sabah güneşinin ilk kıvılcımları aynı anda meydanda.

Bu kare bir daha gelmez. Bunu bilmek sizi erken kaldırır.

07:00 — 09:00: İstanbul İşe Gidiyor

Eminönü bu saatte İstanbul’un nefes borusudur.

Vapurlardan inen kalabalıklar tramvaya koşuyor. Tramvaydan inenler vapura koşuyor. Simitçiler tezgahlarını açıyor. Çay ocakları bardakları dolduruyor. Herkes bir yere gidiyor ve kimse durmak istemiyor.

Bu enerjiyi kadrajlamak teknik bir beceri gerektirir. Yüksek enstantane ile dondurun. Düşük enstantane ile eritin. İkisi de doğrudur — neyi anlatmak istediğinize bağlı.

Galata Köprüsü üstü bu saatte: Balıkçılar iğnelerini sabah karanlığında suya salmışlardır. Arkalarında vapur geçiyor. Önlerinde Haliç açılıyor. Bu sahneyi bir fotoğrafçı kaçırırsa kendine kızmalıdır.

09:00 — 12:00: Mısır Çarşısı ve Çevresi

Güneş yükseldi. Çarşılar açılıyor. Eminönü’nün ticari yüzü ortaya çıkıyor.

Mısır Çarşısı bu saatte en canlı haldedir. Baharat kokuları, kuruyemiş renkleri, döküme gelen turistler, pazarlık yapan Karadenizliler. Bu iç mekanda ışık zordur ama renkler muhteşemdir.

12:00 — 15:00: Öğle Kaosu

Eminönü öğle saatlerinde doruk noktasına ulaşır.

Meydan insan denizine döner. Bu kaos içinde fotoğraf çekmek hem en zor hem en ödüllendirici andır. Geniş açı zorunlu olabilir. Ama dikkat — geniş açı bu kalabalığı karikatürize edebilir. Yüzleri bozar, mesafeleri abartır.

Bu saatte bir noktaya yerleşin ve bekleyin. Kaos size gelsin, siz kaosa gitmeyin.

15:00 — 18:00: Öğleden Sonra Değişimi

Güneş batıya döndükçe Eminönü’nün doğuya bakan Topkapı cephesi gölgeye girer. Ama Yeni Cami ve Galata yönü altın ışıkla yıkanır.

Bu saatte Haliç tarafına, köprüye yakın noktalara gidin. Köprü üzerindeki balıkçılar, altından geçen vapurlar, uzakta Galata Kulesi. Bu üçlü bir arada öğleden sonra ışığıyla başka bir his verir.

18:00 — 19:30: Altın Saat — En İyi Vakit

Eminönü’nün en büyük hediyesi bu saatte açılır.

Güneş Marmara’ya iniyor. Yeni Cami minareleri kızıla yanıyor. Köprüdeki balıkçılar altın siluetlere dönüşüyor. Vapurlar siste görünüp kayboluyor. Güvercinler son uçuşlarını yapıyor.

Bu sahne için kelime yok. Sadece orada olmanız yeterlidir. Kamerayla ya da kamerasız — bu an sizi değiştirir.

Teknik: Güneşe karşı çekim yapıyorsunuz. Pozlamaya dikkat edin. Siluet istiyorsanız gökyüzünü esas alın, önü karartın. Hem gökyüzü hem yüz istiyorsanız fill flash ya da pozitif telafi kullanın.

19:30 — 22:00: Mavi Saat ve Gece

Güneş battı. Gökyüzü koyu maviye dönüyor. Yapay ışıklar açıldı.

Bu kısa pencerede — on beş, belki yirmi dakika — Eminönü’nün mavi saati yaşanır. Yeni Cami’nin aydınlatması yandı, gökyüzü hâlâ renkte. Bu denge kısa sürer ama müthiş bir renk dengesi sunar.

Tripod şarttır bu saatte.


Rota: Nereye, Hangi Sırayla

Başlangıç: Eminönü İskelesi

Vapurdan inin. Duraksayın.

İskele meydanına adım attığınızda bir an için durmanızı tavsiye ederim. Sadece bakın. Kaosun ortasında bir nefes alın.

Sağınızda Yeni Cami. Solunuzda Galata Köprüsü. Önünüzde Haliç. Arkanızda vapur. Ayaklarınızın altında İstanbul’un en kadim ticaret zemini.

Bu meydanı ilk kez görüyormuş gibi bakın. Her seferinde böyle bakın.


Birinci Durak: Yeni Cami Avlusu

Yeni Cami 1665’te tamamlandı. Dört yüz yılı aşkın süredir bu meydanın kalbinde duruyor.

Avluya girin. Turist olarak değil, yavaş yürüyen biri olarak. Avlu şadırvanı, mermer zemin, sütunlar. Sabah namazı sonrası avluda oturan yaşlılar. Güvercinleri besleyen çocuklar.

Cami avlusu bir sığınaktır. Dışarıdaki kaosun sesi içeriye girmez. Bu sessizlik ile birkaç metre ötedeki gürültü arasındaki fark kendi başına bir fotoğraftır.

Not: Cami içinde ve avlusunda insanlara saygılı olun. İbadet edenler çekilmez. Avluda oturanlar çekilebilir — ama gülümseyerek yaklaşın.


İkinci Durak: Güvercin Meydanı

Yeni Cami önündeki meydanda güvercinler yaşar.

Onlarca, belki yüzlerce güvercin. Biri elini uzattığında üstüne konuyorlar. Çocuklar koşuyor, güvercinler havalanıyor, tekrar iniyorlar. Bu döngü sonsuzdur.

Güvercin sürüsü havalandığında — yüzlerce kanat aynı anda — ses de fotoğrafın bir parçası olur. Kanatların yarattığı hava akımını hissedersiniz.

Bu sahne için yüksek enstantane şarttır. 1/1000 saniye ile kanatları dondurun. Ya da 1/60 saniye ile hareketi hissettirin.


Üçüncü Durak: Mısır Çarşısı

1664’te inşa edilen Mısır Çarşısı — Mısır’dan gelen vergilerin bu çarşıya aktarıldığı dönemden ismi kaldı — dört yüz yıldır aynı işi yapıyor: satıyor.

İçeri girdiğinizde baharat kokusu her şeyi sarar. Kırmızı biber, safran, kimyon, tarçın, sumak. Renkler sizi dövüyor — turuncular, sarılar, kırmızılar, yeşiller bir arada.

Tezgahlar sıkışık dizilmiştir. İnsanlar dar koridordan geçiyor, satıcılar bağırıyor, pazarlık yapılıyor. Bu ortamda geniş açı kaçınılmazdır — ama dikkatli kullanın.

CPL filtresi: Çarşının cam kapıları ve vitrinleri için CPL filtre işe yarar. İçerideki renkleri, camın yansımalarından arındırarak daha net yakalar.


Dördüncü Durak: Hasırcılar Caddesi ve Uzun Çarşı

Mısır Çarşısı’nın hemen arkasında başlayan bu sokaklar gerçek Eminönü’dür.

Turistik yüzün arkasındaki yüz. Hırdavat dükkanları, plastik malzeme satıcıları, oyuncakçılar, matbaacılar, kırtasiyeciler. Bu esnaf Eminönü’nün orijinal dokusudur.

Hasırcılar Caddesi’nde bir tezgahın önünde durun. Satıcı size bakıyor. Siz ona bakıyorsunuz. Bir an geliyor — çekin.

Bu sokakta orijinal Eminönü karakteri yaşıyor. Turizm dalgası buraya henüz tam ulaşmadı.


Beşinci Durak: Rıhtım ve Balık Ekmek Tekneleri

Galata Köprüsü’nün hemen altında, Haliç tarafında balık ekmek tekneleri bağlıdır.

Büyük tekneler. Üstünde ızgara, yanında soğan ve roka. Kalabalık önde bekliyor. Balık ekmek alıyorlar, yürürken yiyorlar.

Bu sahne Eminönü’nün en ikonik karelerinden biridir. Ama ikonik olduğu için tehlikelidir — herkes aynı kareyi çekiyor. Farklı olmak için teknenin öteki tarafına geçin. Satıcının yüzünü değil sırtını çekin. Balık ekmek alanı değil, suyu izleyeni çekin.


Altıncı Durak: Galata Köprüsü Altı

Köprünün altında, suyun üzerinde, restoranlar ve balıkçı tekneleri sıralanır.

Ama asıl manzara yukarıdadır — köprünün üzerinde sallanan iğneler, aşağıda suyun yüzeyine vuran ışık. Bu ışık oyunu sabah saatlerinde özellikle güçlüdür.

Köprünün altından yukarıya bakın. Beton ve çelik arasından sızan gökyüzü, geçen tramvayın gölgesi, balıkçıların ayak sesleri. Bu çerçeveleme, standart köprü fotoğrafından çok daha ilginçtir.


Teknik Özet

Saat / KoşulISODiyaframEnstantaneSimülasyon
Gece öncesi, sabah1600-3200f/21/125Classic Neg / ACROS
Sabah iş kalabalığı400-800f/41/500Classic Chrome
Mısır Çarşısı iç1600-3200f/21/125Classic Neg / Velvia
Öğle, açık hava200-400f/81/500Provia
Altın saat400-800f/5.61/250Classic Neg / Velvia
Mavi saat, tripod100-200f/85-15 snProvia / Classic Chrome
Gece, el çekimi3200-6400f/1.81/60ACROS

Eminönü’nde Yapılmaması Gerekenler

Sadece turistik noktalarda durmayın — Yeni Cami ve Mısır Çarşısı başlangıçtır, bitiş değil. Arka sokaklara girin.

Altın saati kaçırmayın — Eminönü’nün altın saati kısa sürer ve eşsizdir. Günü bu saate göre planlayın.

Kalabalığı engel görmeyin — Eminönü’nde kalabalık bir zorluk değil, içerik kaynağıdır. Kalabalığa karışın, içinden bakın.

Balık ekmek teknesinin standart karesini çekmeyin — o kare milyonlarca kez çekildi. Farklı bir açı, farklı bir an arayın.


Eminönü’nde Beklenmedik Karşılaşmalar

Bu serinin başında söylemiştik: Eminönü’nde kime rastlayacağınız belli olmaz.

Yıllar içinde bu meydanda rastlanan insanları düşünün. Dünyanın dört bir yanından gelen tüccarlar, derviş tekkeleri arasında yürüyen sufiler, mültecilikten İstanbul’a yerleşmiş Orta Asya aileleri, taşradan ilk kez büyükşehire gelen çocuklar, emekli olmuş balıkçılar, turistin yanına oturup sohbet açan yaşlılar.

Eminönü bu insanların hepsine kapısını açar. Kimseyi reddetmez.

Ve fotoğrafçı için bu açık kapı, en değerli hediyedir.


Son Söz: Kaosun Ortasındaki Sessizlik

Eminönü gürültülüdür. Kalabalıktır. Yorucudur. Bazen ezici gelir.

Ama bu gürültünün içinde, o kalabalığın arasında, küçük sessizlik anları vardır.

Sabah namazından çıkan yaşlı adam — ellerini arkasında bağlamış, yavaş yürüyor, etrafına bakıyor. Kalabalık etrafında akıyor ama o durmuş gibi.

Köprü kenarında balık tutarken uyuyakalan çocuk — iğne suda, gözler kapalı, arka planda şehir.

Cami avlusunda güvercin besleyen kadın — çevresinde yüzlerce insan, ama o yalnız gibi.

İşte bu anlar — kaosu delerek çıkan sessizlik anları — Eminönü’nün en değerli kareleridir.

Onları bulmak için orada olmanız gerekir. Sabır gerektirir. Ve biraz da talih.

Ama Eminönü zaten talih meydanıdır.


İstanbul Sokak Fotoğrafçısı Rotası serisinin devamında: #5 Beyoğlu — İstiklal’in Arka Sokakları, Çukurcuma ve Cihangir ve #6 Boğaz Kıyıları — Bebek, Arnavutköy, Ortaköy